SİNEKLİ KASABA
URLA
Şehir imar planları sadece konutlar için düzenleyici kurallar getirmez.
Üç-beş metre karelik KAKS (KAT ALANI KATSAYISI) yada KAKS(KAT ALANAI KATSAYISI)NA AYKIRILIK’) o kadar da önemli değildir.Yerel yönetime ek bir gelir getirdiği olgusu dışında o yerleşim hemşerilerini taciz eder bir hal almıştır.
Üretim yılı eskiliği incelenmeden açılan “Çevre Kirliliğine Neden Olmak” olarak nitelendirilen kamu davalarının çoğu zaman aşımı,kanıt yetersizliği ve delil yetersizliği nedenleri ile düşmektedir.
Ama asıl önemli olan o beldede yaşayan insan ve flora varlığı ile su ve hava gibi yaşamın can damarlarının korunmasıdır.
İşte ÇEVRE denince akla gelen üç boyutlu ortam içindeki tüm varlıklarla kaynakların korunması akla gelmelidir.
Bu bağlamda en yakın örnek olarak ilçe statüsü kazanmış kasabadan örnekler verelim.
Üç yanı denizlerle çevrili bir konumda ve artık çölleşmeye başlayan flora örtüsünün yer yer görüldüğü,ikinci-üçüncü konut denilen yıl içinde bazı ender aralıklarda oturulan lüks konutların karınca gibi çoğaldığı,başta zeytin,tütün,üzüm ve sera bitkilerinin tarımsal özelliğini yitirdiği bir işgalin odağı olmuştur Urla Kasabası.
İmar planı içinde konutlar ve alış-veriş noktaları dışında hayvan damı,kümes,gübre,hazır beton,kireç ve hazır sıva,taş ve maden ocağı,polyester malzeme üretim alanları gibi soluduğumuz havayı olumsuz etkileyen sanayi ve endüstri tesisleri,denizi kirletmeye devam eden ve derelerden akan evsel atıklarla zeytinyağı ve halı,otomobil vs yıkama tesislerinin atıklarının denize ve içindeki varlıklara verdiği zarar belli.
Bunun en büyük örnekleri olarak AKPINAR DERESİ,BOZAVLU MEVKİİNDEKİ HAZIR BETON TESİSLERİ,İLÇE İÇİNDEKİ AİLE İÇİ EKONOMİYE KATKI KAPASİTESİNİ AŞAN kümes hayvanları ile büyük ve küçükbaş hayvan damlarının ,açığa kuruması için bırakılan ve biriktirilen gübre yığınları sayılabilir.
Geçen yıl olduğu gibi daha şimdiden kasabayı,kapalı ve kuytu alanları karasinek orduları istila etmiştir.
Belde halkı bunlarla mücadele ederken zorunlu olarak ilaç kullanma zorunda kalmakta,bunun sonucu olarak da hem kendisi ve aile bireyleri kimyasal ilaçlardan zarar görmektedir.
Urla Kasabası artık SİNEKLİ KASABA “URLA” ünvanını almaya hak kazanmıştır.
Seferihisar evresel sakin şehir büyümesini sürdüre dursun,olmayan meydanında başıboş köpeklerin,onlarca bisikletli çocukların ve ileri saatlerde serserilerin mekan edindiği “TÜRKİYENİN EN İYİ BİNALARINDAN BİRİ(!)ÜNVANI YAKIŞTIRILMIŞ ALAN çevresine bir bakınız.
İlçenin imar planı yaz-boz tahtası haline getirilmiştir.Buna ayak direyenler görevlerinden edilmiş,ilçe merkezi hayvan damları,gübre yığınları,ticari amaçlı tavuk kümesleriyle binlerce güvercin taciri gibi sektörlerin beşiği ünvanını kazanmıştır.
Gıda maddeleri başta et ve un ile unlu mamuller,süt ve süt ürünleri ile şarküteri ürünleri denetimsiz,lokanta ve benzeri işyerlerinde alabildiğine haksız rekabet,caddelerde motorlu araç gürültüleri önlenemez bir kirlilik sürecinin içindedir.
Bu durumdan sorumlu olanlar ise ısı ve ses geçirmez lüks konut ve iş saraylarında kapalı odalar içinde yada zengin sofralarında bu kirlilikle savaşımda karşısında olması gereken çevreler ve odaklarla işbirliği içinde kendilerine göre HALKIN HUZURU İÇİN aralıksız çalışmaktadırlar.
Doğrudur;Yaptıkları icraat Urla içindir AM SİNEKLİ KASABA URLA için.
Bunu başarmışlardır da.
Kutlarız.
Artık Urla hacmi itibarı ile en çok KARASİNEK VE SİVRİ SİNEK ÜRETEN BİR YERLEŞİM ALANIDIR.
Bir başka ünvanı da SİNEK ÜRETME VE TOHUMLAMA MERKEZİ olmalıdır.
Urla halkı seçtikleri ile bu ünvanı da hak etmiş bulunmaktadır.
|