ASANSÖRLE GELEN
KILIÇDAROĞLU GİBİ GİDER…
362 delegenin aldığı karar CHP yi bir kurultay artçı sarsıntısına daha götürmekte.
26 Şubat günü tüzük değişikliği gündem maddeli bir olağan üstü kurultay gerçekleşecek.
Eski başkan Baykal döneminde onaylanan ama PM ce uygulanması ertelenen Parti tüzüğünün demokratik maddeleri sonunda yaşam bulacak.Tabii genel kurul çoğunluğu bunu benimserse.
Aslında çocuk daha doğmadan tartışmalı bir doğum süreci geçiriyor.
26 Şubat olağan üstü kurultayının meşru olabilmesi için tüzüğün bu kurultaya katılacak delegelerin demokratik biçimde seçilmesi gerekir.Oysa bu delegeler değiştirilmesi istenen tüzük öncesi anti demokratik hühkümlere göre seçilmiş delegelerdir.
Delegelerin seçiminden de öte partiye kayıt olabilme ve parti üyeliği ile ilgili hükümler dahi anti demokratik olduğu için temeli çürük bir binanın yapımındaki süreçteyiz
Siyasi partilere üye olmak için başvuru ve iki referans ile üyelik giriş ödentisini ödedikten sonra en geç 15 gün içinde yapılacak inceleme sonunda üye olmasına engel yasal bir hali olmadığı anlaşıldıktan sonra üyeliğin kabulü kararının tebliği gerekir.Bu yapılmadığı takdirde en geç 1 ay içinde aday kendiliğinden üye kabul edilmiş sayılmalıdır.
İşte gerek ilçe ve il ve gerekse kurultay delegeleri bu nitelikleri taşıyan kişilerin önceden saptanmış zamanlar içinde ve belirtilen yerde sandık kurularak imza karşılığı vereceği gizli oyla seçilir.
İşte bu süreç CHP de hiç işletilmemiştir.Öyle ki bazı kişiler partili eski milletvekili ve belediye başkanı ya da eski parti yöneticisi olduğu,doğal olarak parti üyesi sayılmaları ve sandık seçmen listelerine konulmaları gerektiği halde hem kendileri ve hem de aile yakınları liste dışı bırakılmıştır.
Bunun bir istisnası tüzüğün 12 nci maddesini delerek genel merkez yakın çevresinden etkili birini araya konarak genel merkez kurullları aracılığı ile paraşütle üye olma hakkı kazanmaktır.
İşte Kemal Kılıçdaroğlu da böyle bir süreçten sonra bürokrasiden gelerek şaibeli bir kaset skandalı sonucu Baykal yönetiminin tasfiyesi ile CHP zirvesinde yer almıştır.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin CHP ni getirdiği nokta bellidir.Büyüme ve küçülme kavramlarının,altı okun ilkelerinin içinin boşaltıldığı,hiç yoktan yaratılan 1915 Ermeni soykırımı yalanının yeniden ortaya atılması ile adı Ergenekon olarak anılan davadaki iddianamedeki satırlardan istidlalen anlaşılacağından daha açık biçimde 1915 olaylarından o zamanki hükümetin CHP iktidarının sorumlu olduğunu ifadeye kadar varan partinin tarihsel onuruna,Atatürk’ün manevi kişiliğine hakarete varan bir tavır ve açılım politikası izlenmiştir.
Tarihte gerçekleşen olayları tarihçilere bırakmak ve bu konuda tarihçi bilim adamlarını görevlendirmek yerine,siyasal ve diplomatik kulvar açılmış ve beklenen Fransa Parlamentosu kararına gelinmiştir .Kılıçdaroğlu’nun kürt ve ermeni asıllı olması bile FAZLA BÜYÜK SORUN DEĞİLDİR.
Bu ülkede Kamuran İnan gibi çok değerli bir hariciyeci diplomatın eşi yüzünden,yabancı uyruklu olduğu için bakan yapılmadığı bir dönemden,Cumhurbaşkanı,Başbakan,günümüzde olduğu gibi birçok bakanı olan bir demokratik sürece girmiş ülkeyiz.
Geçmişte İsmet İnönü ve Turgut Özal’ın Malatyalı olmaları,günümüzde birçok bakanın kürt ve arap kökenli olması,bir bölümünün eşinin yabancı uyruklu olması hiçbir şekilde medyayı ve kamuoyunu ilgilendirmemektedir.
Sözün özü CHP nin halkın partisi olabilmesi için iki aşamalı bir sürece ihtiyaç vardır.
1-Tüzük kurultayında partinin tarihi geçmişi,evrensel demokrasi,anayasanın eşitlik vegenellik ve açıklık ilkeleri doğrultusunda bir tüzük devrimi gerçekleşmelidir.
2-Bu tüzüğün uygulanması yayınlanmasını izleyen tarihten başlayarak tüm hükümleri tabandan tavana doğru sıfırdan uygulanmaya başlanmalıdır.
3-Kurultay tarihine kadar kesinleşmiş tüm üyelikler vizeden geçirilmeli,yeni tüzük hükümlerine uygunluğu denetlenmeli,uygun olmayanlar iptal edilmeli,köy,belde,ilçe,il bazında tüm seçmen sıfatlı yurttaşlar üye olmaya çağırılmalı,kayıt büroları oluşturulmalı,tüzükteki süreç izlenmeli,konulan kurallara ve ilkelere istisnasız uyulmalıdır.
4-Bu süreç tamamlandıktan ve kesinleştikten sonra yeni bir genel kurul süreci başlamalı ,ilçe,il ve genel merkez kadroları bu temel üzerine oturtulmalıdır.
Yoksa 362 küskün ve seçilememiş,eski tüzüğe göre seçildiği gibi bunlara genel kurulda gelecek genel yada yerel seçimlerde koltuğunun tehlikede olduğu kuşkusu taşıyan bir o kadar gayrı meşru delege ile yapılacak kurultay KEEN LEM YEKÜN=YOKLUKLA OLUŞACAK BİR SUNUÇ DOĞURACAK.
Açın kapıları.Gerçek halk çocukları geçsin biraz da bu devlet kapılarına.
Halkla buluşsun CHP nin kökleri.
|