BAŞYAZI
ALİ TÜRKHAZ
NECATİ CUMALI ORTAOYUNUNDAN
BİR TRUVALI HELEN ÇIKTI!
Bir Cumalı etkinliğini daha savuşturduk derken arkasından gök gürledi, yer yarıldı ve yüksek topuklu bir TRUVA Atı boy gösterdi AKŞAM Gazetesi sütunları arasından. Soyadı bir inşaat malzemesinden oluşuyor ama iki türü var bildiğimiz. Biri hemen sertleşiyor, öteki ise zamanla. Bu sonradan sertleşen cinsinden olacak ki 13 Ocak günü gelişen olaya köşesinde ancak 21 Ocak günü yer verebilmiş.
Başta devrin Belediye Başkanı olduğu halde bütün Urlalılara küs olduğunu ölümünden önce açıkça bildirdiği kanıtlanmış olan NECATİ CUMALI için düzenlenen o günkü panel konusu yazarın gazeteci kişiliği idi ve birçok panelist davetli idi.
Bunlardan biri de Urla belediyesinde göreve başladığı günden bu yana anlaşılmaz işler başaran ama anlaşılamayan ithal ve Urla toplumu Fransız’ı bir kültür(!)görevlisinin akrabası olan bayan köşe yazarı
Bilindiği gibi o toplantı panelistlerin panel konusundan çok kendi egolarını dillendirmesi ile saat 17.00 yi bulmuş, panelin sonu soru-yanıt bölümü olması gerekirken geleneksel ödül töreni ortaoyununa geçilmesine dinleyiciler tepki göstermiştir. Etkinliğin özelliği olan replik-düplik bölümü karambola gelmiştir.
Bu hatun kişinin konuşması ise, önceki konuşmacıların elbette ulusalcı bakış açılarından hareketle kullandıkları deyim ve tümceler e yansıyınca onların konuşma içeriğine tepki ve yazı yazdığı mevkute’nin yayın politikası bağlamında o biçim medya’nın fikirleri doğrultusunda köşesinde olduğu gibi, namusuyla iktidarı Savunma zorunluluğu yolunda seyretmiştir.
Bir iş günü ve iş saatlerinde o etkinliğin yapıldığı salonda o kalabalığı görmek, çok ender bir olaydır. Sadece Erdal Sarızeybek’in konuşması bu katılımı sağlayabilmiş idi yakın geçmişte.
Akşam’ın bu yüksek ökçeli yazarı bu etkinlikte çakma olarak monte edilirken teyzesi ona Urla’nın toplumsal ve öteki ..sal özelliklerini anlatmamış olacak.Olanaksız da.Çünkü daha kendisi Urla
Kalabak yollarında ve Urla merkezine gelmesi çok zor olacak.
O toplantı yabancı kökenli derneklerin Çarşamba ya da Cuma toplantıları değildi. İzmir metropolünün metroseksüellerinin düzenledikleri SALI SOHBETLERİ-CUMARTESİSÖYLEŞİLERİ falan da değildir.
Bu gibi periyodik toplantılarda ülkemize “vur abalıya” örneği nasıl suçlamalar yönelttiğinizi, o biçim TV ve radyo ile gazete köşelerinde ne suçlamalarda bulunduğunuzu biliyoruz,
İşte bunlardan birkaç tümce.”..Türkiye’nin hastalığı ulusalcılık, yurtsevercilik,bayrakçılık ve vatan’cılık putperestliğidir.Muhammed’in Mekke’de birçok put’u yıkıp kırma başarısının Türkiye’de de bu putların yıkılması ile Türkiye batı ile emtegre olabilir.Buna karşı direnen bu sözde “kuva yı milliyeciler” pasivize edilmeli,sınırlar açılmalı,yabancı sermaye tam destekle devreye girmeli,özelleştirmede kolaylık sağlanmalı,ordu,para ve bayrak kavramları evrenselleştirilmelidir
.Tek devlet-tek tanrı gerçeğidir Türkiye’yi kurtaracak olan.İşte mason, lion, rotary kulüpleri erkek ve dişileri, genç ve yaşlıları, işçi ve bürokratları ile bu amaca hizmet etmeli, bunun için üstün görevlere getirilmeli,ekonomik durumları güçlendirilmelidir. Birimiz hepimiz için-hepimiz birimiz için...v.vs. “
Bu yüksek ökçeli uzun tırnaklı basın Kibariyesi ve teyzesi artık URLA ile ilgili olarak kanıtlanmış ve kendisinin de korktuğunu ifade ettiği, gerçekten korkması geren şu gerçeği iyi bellemelidir.
*Urla ilçesi halâ resmi atanmış ve seçilmiş yetkilileri kulakları yıkanmadığı için duymazdan geldikleri “İLK KUJRTULUŞ HAREKETİNİN BAŞLADIĞI YERLEŞİM BİRİMİ dir.
*Sayıları giderek azalsa da bu yerleşimde Vatan, bayrak, ulus, İslamiyet dininin son ve en çağdaş din olduğu gibi ilkeleri savunan yurtseverler verdır. Ne yazık ki o gün orada olan ayı var olanın tamamaı değildir. Yoksa kendileri tükürükten boğulurlar, utançtan yerin dibine girerlerdi.
*Ulusalcılık bir putperestlik değil insanlığın en kutal ögelerinden biridir. Önce insanı sevmeyen, ülkesini de sevemez.
*O bayan yazarın karaladığı satırlardaki “Kurtuluş Savaşı ön hazırlığı ”içindeki toplantı katılanları”
zannettiği ve korktuğu gibi oraya “ÖFKELERİNİ ALEVLENDİRMEK İÇİN “değil, Necati Cumalı’nın gazeteci kimliği ile Türk basınının sorunlarını izlemeye gelmişler ama ne güzel bir ortam oluşmuştur ki Allah tarafından, konuşmacıları ve o hatun kişiyi dinledikten sonra “Türk Basınının ne durumda olduğunu ve asıl sorunun basın mensuplarının kendileri olduğunu anlayarak ve öğrenerek oradan ayrılmışlardır.
SİYASETÇİLERİMİZDEN, BÜYÜK İŞ ADAMLARINDAN BULAŞAN BİR BÜYÜKLÜK KOMPLEKSİ, BEN AĞIRLIKLI YAKLAŞIM VE İLETİŞİM, BENCİL DEMOKRASİ ANLAYIŞI VESAİRE.
ANLATABİLDİM Mİ BACIM?
Bak: kadınhaberleri.net İNTERNET SİTESİ VE 21 OCAK GÜNLÜ AKŞAM GAZETESİ