BİR DAKİKA
Çok Şükür…
Çok olmak gibi bir saplantımız yok. Büyük olmak da anlamlı değil. Yüksek ya da derin, hiç önemli değil. Yerin altı olmasın da.
Yaradılışın anlamını kavrayabilmektir önemli olan. İnsanla hayvan ya da öteki yaratıklar arasındaki farkı kavrayabilmek.
Toplum içinde onurlu yaşamak, paylaşmak ,ödevlerini yerine getirmek. Devlete, topluma, aileye ve kendine.
Yoksa olmak, ya da olmamak neye yarardı tek başına.
Ey insanoğlu! Kendinde olmayanlar için başkalarını kıskanmayı bırak. Olması için başkaları ne yapıyorsa onu yap. Alçak gönüllü ol, bağışlayıcı ol, saygılı ol, sevgi yüklen...
Hor görme, büyüklenme, neden onda çok da bende yok deme, dua et senin de olsun.
Güçlü olmak adaleli olmak değil, varsıl olmak malvarlığıyla ilgili değil, mutlu olmak başkalarına sıkıntı, üzüntü ve azap verme içgüdülerinin tatmininden geçmiyor.
Kazandığının vergisini devlete ödemeyen, kendisi tok iken çevresindeki açları görmeyen, komşusuyla paylaşmayan, yediklerini yiyemeyenle, giydiklerini giyemeyenlere yardım etmeyen bizden değildir.
Devletiyle, toplumuyla, kendisiyle barışık olmayanlardan uzak durun. Onlar sadece kötülük düşünürler. Haset oldukları için Tanrı onlardan esirgemiştir bazı var'ları ama onlar bunun farkında bile değildirler.
Aramızda onlardan kimse yok çok şükür. Bu satırları okuyarak bize hak veren hiç kimse de onlarla aynı anlayışta olamaz.
Öyleyse her şeyimiz var çok şükür. Varsılız, çok ve büyük, yüksek ve derin'iz demektir, geniş ve engin.
Çok şükür.
Darısı olmayanların başına.