YENİ YILDA
BİR YAŞAM AĞACINIZ OLSUN
Yeni yılın şu ilk günlerinde seçtiğimiz kapak konusu ile ağırlıklı içerikten yazın kurulu üyelerimiz haberdardı. Nedenlerinden de. Ama siz saygıdeğer okuyucular için belki biraz sıra dışı olarak karşılanmış olabilir.
Yeni yıla girerken geçen yılın bir muhasebesini yapmak, gelecek yıl ile ilgili dilek ve önerileri irdelemek varken “zeytin”e bu kadar rağbet neden?
Yıllardır hep aynı şeyleri yazdık geçen yıl için ve gelecek yıl için de aynı dilekleri yineledik.
“Geleceksen adam gibi gel. Geçen yıl gibi savaşlar, açlık, sömürü, doğal afetler ve benzeri kötülüklerle geleceksen, olduğun yerde kal “dedik satırlarımızda.
Ama değişen hiçbir şey olmadı. Ne yazık ki gelecek yıl için de aynı endişeyi taşımaktayız.
Sömürgenlerin giderek yayılması, sömürgelerin benliklerini, bağımsızlıklarını yitirmesi, ulusal değerlerin içten ve dıştan yıpratılması ve toplumun giderek duyarsızlaşması bu arsız gidişin birkaç ana etkeni.
Şöyle gövdesinde top mermileri gibi oyuklar açılmış, dev bir sarmaşık gibi dalları birbirine sarılmış, tüm yıl boyunca dalları ile yaprakları yaşam belirtileri içinde, sarp yamaçlar ve değişken iklimlere karşı dirençli bir zeytin ağacı size neyi anımsatır?
İhtiyar ve aksakallı bir bilgenin ağır başlı sessizliği, doğallığı, emek ve sabır, koruyuculuk, huzur, kut- sallık, mutluluk, sağlık, ruh güzelliği, aydınlık… En azından biri ya da birkaçı. Belki de hepsi ve daha sayamadıklarımız.
Zeytin bir sebze midir yoksa meyve mi? Egemen görüş meyve olduğu yönünde ise de siz bakmayın bu nitelemeye.
Varoluşu insanlığın varoluşu ile kardeş, dinsel ortamda “yaşam ağacı” olarak nitelenen ve cennete bulunan birkaç ağaçtan biri sayılan, zaferlere taç, sağlıkta ilaç, varlıkta baş ihraç aracı olan
Zeytin bize içinde bulunduğumuz yıl için bir umut kapısı oldu.
Zeytinin tarihçesine içerikte çok kısa yer vereceğiz.
Dünyanın en eski abc’ lerin de zeytin “zertum” ya da “zeirtum” olarak tanımlanan zeytin sıkıldıktan sonra elde edilen sıvısı eski yunanda “elaion”, Roma’da ise “oleum” adını almış. Sonradan İtalyanlar “oli” İngilizler ise “oil” olarak tanımlamışlar zeytinyağını. Şimdilerde ise bildiğimiz gibi “olive oil “ olarak bilinmekte.
Konusunda uzman yazı ailemiz yazarlarının zeytin, zeytinyağı ve sorunları ile ilgili farklı bakış açılarından yazılarını bulacaksınız iç sayfalarda. Hepsinin de özelde Urla Zeytinciliği konusunda çarpıcı ve dikkate değer görüşleri var.
Biz ise bu konuyu, dergimizin ilk içerik ilkesi olan “kültür”den hareketle ele aldık. Zeytinden başlayarak insanlık tarihine, doğada, çevre ve ekonomi ile endüstriye, kalkınmaya, beslenme ve sağlığa ne denli katkısı olduğunu vurgulayarak bildiklerimizi, anımsamak, zeytinin katkısını önemsemek ve birey ya da toplum, özel sektör ya da devlet kurumlarını gerçekçi bir çözüm yoluna yönlendirmek amaçlı bir “durumdan görev çıkarmak” ukalalığı da denebilir buna.
Olsun. Boşuna sızlanmak, boş umut ve dileklerle satırları işgal etmek yerine topluma bir nebze somut bir şeyler verebilmek, bilgi birikimini derleyip toparlayarak Urla İMECE aracılığı ile sizlere “ZEYTİN” i sunuyoruz.
Zeytin sizin için ne ifade ediyorsa ve yazıtlarda olumlu ne yazıyorsa onun için, o kavramlarla dolu bir 2008 yılı diliyoruz hepinize.
Kalın sağlıcakla.