ALİ TÜRKHAZ YAZILARI

GEÇMİŞE SAYGI

Evrensel ilişkiler de bireysel ilişkiler gibidir.
Karşılıklı olduğunda bir anlam ifade eder. Zaman zaman çatışsa ve birbirine silah çekse de uygar ilişkiler ve dostluk köprülerinin yeniden kurulmasına engel oluşturmaz.
Ancak, taraflardan biri sürekli “yurtta barış-dünyada barış” söyleminin takipçisi ve zeytin dalı geleneğini sürdürüyor ama karşısındaki muhatapları ısrarla düşmanca tavırlar sergiliyorsa bu ilkeye bağlı ve bağımlı olmanın anlam ve önemi kalmaz.
Bu gerçek devletler için olduğu kadar halklar için de böyledir. Yunan da olsa Alman da, Arap ya da Fransız fark etmez. Amerikalı veya Kürt için de ayrıcalık tanımamız olanaksız”

GEÇMİŞE SAYGI
EVRENSEL BARIŞ VE SAYGI
AMA KARŞILIKLI…

Derginizin bu sayı kapak resmine bir kez daha bakınız. Urla Dörtyol mevkiinde şimdilerde kaidesi üzerinde eski bir yabancı uygarlığın simgesi bir sütun üzerine oturtulmuş dururken biz bir fotoğraf oyunu ile bu cismi kaldırıp yerine bir Kuvayı Milliye Anıtı ile Çanakkale Savaşlarında kullanılan bir top namlusunu monte ettik. Kuvvayıcıların el işareti ile top namlusunun  yönünü de batıya çevirdik.
Bu yazının son satırlarına kadar kapak resmi ile yukarıdaki giriş satırları aklınızda bulunsun. Aşağıdaki satırları onların eşliğinde okuyun.
Urla’nın insan yerleşimi baz alınan uygarlık tarihi İsa’dan Önce dört bin yıllarına kadar gidebilir. Belki daha da geriye. Ama ülkemize turistik potansiyel kazandırma amacı ile yer altı ve üstünde derin ve geniş kazılarla dönümlerce tarım arazinin sürekli olarak tarım ve kullanım dışı kalması kabul edilemez.
Bu bağlamda yapılacak ne varsa yapılarak envanter ve sınırlamaya alınarak korunmalı, kalan yerler uygun biçimde mülkiyet hakkı kısıtlamasından kurtarılmalıdır.
Urla’nın ilçe merkezinde bulunan önemli arterler Kurtuluş Savaşı öncesinden kaldığı için korumaya alınmış,yıkılmaya terk edilmiştir.
Osmanlıdan kalma dini eserler de kısmen ve kısıtlı çalışmalar dışında aynı durumdadır.
Yunanistan ve Yunan halkının AB’ne girmemiz konusunda yoğun karşıtlığı ve adalarından birinde  Türklere ait insan kafataslarının teşhiri tüm girişimlere karşı sürmektedir. Almanya’da dokuz ayrı yerde ve ayrı zamanlarda Türklere ait konutların kundaklanmasına karşın bu olaylarla ilgili soruşturma dosyalarının “kasıt olmadığı gerekçesi ile” hepsinin Alman adli makamlarınca kapatıldığı anlaşılmıştır.
Fransa, ABD ve Irak’ta olanlar hiç de Türk sever davranışlar değildir.
Öte yandan gazetemiz yerel tarih araştırmacıları Sn. Tümerk  ve Nomak’ın yaptığı çalışmalar bilimsel verilerle bir gerçeği ortaya çıkarmıştır.
Yunanlıların İzmir ve Urla’yı işgalinden sonra ilk direniş kuvveti URLA ilçesinde Yarbay Kâzım komutasında yüz – yüz yirmi kişilik olarak oluşturulmuş ve Urla’daki askeri birlik basılarak burada ele geçirilen silahlarla direniş sürdürülmüş, dağlara çekilinmiş 3 yıl 3 ay 3 gün süren bir işgalden sonra emperyalist kuvvetler Ege Denizine dökülmüştür.
Bu olaydan bir süre önce de Çanakkale Savaşlarında elde edilen büyük zaferin sessiz devi olan 7 adet Alman üretimi ve Türk topçu neferlerinin kullandığı toplardan ikisi Urla Menteş Askeri Bölgesinde iken biri parçalanmış öteki ise orada gözlerden uzakta öylece bekletilmektedir.
Bu top için geçen dönemde TBMM üyesi olan ve şimdi ERGENEKON soruşturması nedeni ile aranan ve yurt dışında olduğu bilinen bir Balıkesir Milletvekili Balıkesir’e kaldırılması için Genel Kurmay Başkanlığına başvurmuş, bu makam da olur vermesine karşın hala orada beklemekte olduğunu tahmin ediyoruz.
O tarihlerde bu topun Urla ilçe merkezine taşınması ve halkın izlemesine olanak tanınmasını istemişsek de bu konuda sonuç alınamamıştır.
Şimdi, ilk Kuvayı Milliye örgütü Urla da kurulduğuna, bu top da Urla sınırları içinde olduğuna göre siz siz olun da dergimiz kapağındaki düşü görmeyin! Yüreğinizde vatan sevgisi, içinizde tek taraflı evrensel barış mağduru olmanın ezikliği ve Urla Dört yol mevkiindeki o manzara dururken bu onur verici, görkemli hayali kurmayın da göreyim sizi.
Her gün oradan geçtiğinizde ne idüğü belirsiz ve birkaç yıl önce fırtınadan yana kaykılarak sonradan dönerli hale getirilen o kanatlı kuşa bakın da içiniz cızz etsin.
Alın o kuşu oradan. Nereye isterseniz dikin. Ama maliyeti öyle hiç de yüksek olmayan, bir yıllık temsil ağırlama ve çiçek gideri kadar bile tutmayan bu kutsal görevi unutmayın. Elinizi çabuk tutun. Çok iyi biliyorsunuz ki geçmişine sahip çıkmayan toplumların yaşamı uzun sürmez. Bir eser bırakın.
Sağlıcakla kalın.