BAŞYAZI
ALİ TÜRKHAZ
2009, GEL BAKALIM!
Yine yapraklar düşecek, yine yıldızlar sönecek, giden sevgililer geri dönmeyecek.
Yine arsızlık, yüzsüzlük ve yavuz hırsızlık dürüst ve namuslulara karşı onur ve gurur edebiyatı sergileyecek.
Üretim düşecek, binlerce kişi işinden olacak, hırsızlık, gasp, fuhuş, rüşvet ve zimmet suçları artacak.
Her yıl kazançları katlamalı olarak artan bankalar, vergi kaçırma şampiyonları olan holdingler, otomotiv devleri, dış destekle yetinmeyip indirim, kolaylık, muafiyet feryatlarını yükseltecek. Son afla 48 bine düşen cezaevi ordusu bugün 101 bin ise yakın zamanda cezaevlerine suçlular sığmayacak.
Gel bakalım.
Yapacağını yaptın nasılsa geçen yıllarda. Böldün böleceğini, soydun soyacağını, kandırdın kandıracağını. Birbirine hasım yaptın hısımları.
Önceden aleviyle Şafi’yi Sünni’ye kırdırıyordun, şimdiyse bunları kendi aralarında birbirine düşürmenin uğraşındasın.
Dörde, beşe, altıya, altıyı kendi arasında 66’ya böldüğün topluma bir bak eğil de tahtından. Parçalayıp da başına geçirdiğin sana benzer satılmış yöneticilerin var artık ham dolsun. Sana köpek gibi sadık, kedi kadar uysal ve kaldırım serçesi ürkekliğinde. Sana başkaldırması olanaksız, aç ve açıkta kaldığında-ezilenlerin.
Başvuracağı hak kapıları kapalı, ağlama duvarları kör, isyan pencereleri sağır.
Keyfin yerine geldi ekranlarda bu günlerde. Sol ayağını da uydurdun kendine demokrasinin. Ne kolay düştü tuzağına değil mi, en masumundan?
Ne kadar şanslısınız, bilemezsiniz. Mevlana’nın doğum gününde yan yana oturup el sıkışmanız,”gel bana!” deyişiniz, bardağa su dolduruşunuz ve aranızdaki dönek bağlantınız bile fark edilmedi. Belli ki o sırada Tanrı’nın işi vardı da sizi görmedi. Yoksa sizi görseydi öyle ikiyüzlü ve gizli-saklı hesaplı, çarpardı vallahi!
Kim bilir, belki de bir bildiği vardır gene. Uygun zemin ve zaman kolluyordur. En salak birey bile sizin ne mal olduğunuzu anlayana kadar sabrediyordur.
Gerçek ve BÜYÜK ADALET’i göstermek için hepimize.
Gel bakalım, neyin varsa çök üstümüze, neyimiz varsa alana kadar! Ama nereye kadar? Bak” komşu”ya. Azıcık aklın varsa ders al. Sanma ki bu sessizlik sonuna kadar sürer. Ve unutma ozanın dediği gibi;
Geceler sonsuza kadar sürmez.Elbet bir gün sabah olur.,Uyanır kış uykusundan elbet canı yananlar ve kendine gelir,Sonra da;
Garson! diye bağırır ve karşına dikilir. Öfkeli ve kararlıdır. Yumruğunu masaya vurur.
—Hesabı ver.