ALİ TÜRKHAZ YAZILARI


SESSİZ GEMİ’den esintiler:

Limandan sessizce ayrılmanın
Henüz zamanı değil şair

Hiç yolcusu yokmuş izlenimi dostları ürkütür sadece
Ve düşmanları sevindirir.

Sanma ki gidenler memnundur yerinden
Gördükçe uğruna can ve kan veren şehitler ülke elden gidiyor
Hepsinin gözlerinde şimdilerde yaş yerine kan damlıyor

Her ne kadar varsa da kalbinde ince bir sızı; sabret,
Doğar birazdan, kovana kadar yurdumuza giren hırsızla-vatansız’ı
- bu solgun güneş
Geceler kıyamete kadar sürmez, zamanı beklet
Sürmez bu alçakça gidiş.
Bir dur diyen bulunur elbet!”

 

Geçmiş’imiz gölgemizdir. Nerede olursak olalım o gölge önümüzde, kimi zamanda. Hem arkamızda gölge ve hem de önümüzde iz düşümü olarak bizimle.
Bizimle birlikte yaşar geçmişimiz uykularımızda bile. Bilinçaltımızdan yönetir yaşamımızı ve yön verir geleceğimize.
Ne kadar kurtulmak istesek de tutsağıyızdır onun. Kurtulmak istemek doğal ama baş ağrısı bahane. Kurtulmak yerine ondan, onunla birlikte yaşamayı öğrenmek. Onunla barış içinde yaşamayı denemek, ona alışmak ve onunla dostluk kurarak yaşam karanlığında bir aydınlık pencere açmak.
Önümüzdeki çöl fırtınalarının bu görünmeyen en büyük gücü karşısında akıl, kader, donanım vesaire. Hepsi bir yanda durur, o bir yanda. Tüm kalabalık kavramlar kargaşası içinde tek başına bir dev gibi işte orada, az ileride, belki biraz geride ya da yukarıda, kim bilir yer altında belki.
Ama orada, işte orada, kaçınılmaz, güneş kadar sıcak, buz gibi soğuk, bıçak kadar keskin ve bir namlunun ucundan çıkan mermi kadar hızlı.
Bir gölge imparatorluğu adeta.
Onun henüz ana rahmine düşmemiş, bileşenleri bile belli olmayan, tasarlanmakta olan bir gelecek bile olduğu söylentileri dolaşır durur felsefe sayfalarında.

Kim bilir, nerede, ne zaman, nasıl ve kiminle, neden ve nereye kadar*
Bazen bir pygmalion düşlenir ama bir bakmışsınız yarattığınız frankeştayndan farksızdır ne yazık ki.
İşte o zaman koyuverin develeri. Eser sizindir ve ortaya çıkan yaratık genetiği ile oynanmış yaşamsal bir tehlikedir artık. Kin duyguları ile doludur tüm evrene karşı ve artık zamanıdır intikam almanın. Her şeye karşı, herkesten ve sonuna kadar. Sınır tanımaz davranışlarında ve artık o geçmişin gücü kan damarlarında geleceği kalbinin her çırpınışındadır.
Bir serçe görünümünde belki. Belki bir akbaba iğrençliğinde. Akrep ya da yılan, bukalemun gibi kılıklarda olması hiç önemli değil.
Artık o ortalıkta dolaşan potansiyel bir frankeştayn’dır ve zapt edilmez bir tehlike.
En iyisi hiç yorma kafanı bu kargaşa içindeki varlığa ve bırak nereye giderse gitsin.
Koyuver develeri.

ALİ TÜRKHAZ