ALİ TÜRKHAZ YAZILARI

BİR DAKİKA
“keşke” değil
“iyi ki”

Gece ile gündüzün eşit olduğu zaman dilimiyle geçen yıl ile bu yıl arasında nasıl bir duvar yoksa dün ile bugün ya da yarın arasında da bir milat yoktur.
Bu cümlenin doğruluğunu bu satırları okuyan herkes bilir de neden varmış gibi davranır yaşamında?
Aralık ayının son gecesi saat yirmi dördü gösterdiğinde neden ışıklar söner ve herkes bir bayram sevinciyle donanır?
Bir kurtuluşu mu kutlamaktadır yoksa gelmekte olan büyük bir mutluluk dalgasının işaretini mi almıştır?
Keşke diyerek geçmişte olanlardan pişmanlık duymak ne kadar saçma ve anlamsızsa gelecek için umutsuz olmak da o kadar zararlıdır.
Geçen yıl boyunca kan dökenler, toplumu din, dil, sosyal denge konularında gerenler, yetim hakkı yiyen, devlet malını ve parasını zimmetine geçiren, görevini kötüye kullanan, vergi kaçıranlar bu alışkanlıklarını 2011 de sona erdireceklerine ilişkin bir belirti gösterecekler mi?
Göstermeyecekler elbet. Çünkü kendileriyle saadet zinciri içindeki kişilerin yaşam standardı ile varsıllık çıtalarını yükseltmişlerdir bir kere onun altına inmek onlar için yoksulluk demektir artık. O yüzden yoksullar daha yoksul olmaya devam etmekte ve onlar malvarlıklarını, yaşam standart çıtalarını yükseltmekte ve toplum ile ülke yönetiminde giderek egemenliklerini sürdürebilmektedirler.
Bu yüzden hayıflanmak, kahrolmak neye yarar?
İyi ki denecek bir durum da yok ortada karşı taraf için. Ama bir seçenek daha var insanoğlunun elinde. Benzer durumda olan ve orta direk denilen bireylerin giderek kaybettikleri varlıkları, azalan reel gelirini arttırabilmek, vergi adaletinin, adaletin, iş ve çalışma koşulları ile yaşam standardının zirvedeki yüzde beş diyeceğimiz mutlu azınlıkla giderek oluşan makasın daha da açılmasını önleyici hatta kapanmasını sağlayıcı işbirliği ile demokratik dayanışma ile güç birliği.
Keşkenin kısırdöngüsünden kurtularak iyi kinin hedefine varalım.
Kalın sağlıcakla ve iyi ki varsınız. Yoksa bu satırları kim okuyacaktı?