ALİ TÜRKHAZ YAZILARI

BİR DAKİKA

Bize Urla Körfezini Anlat!

Denizin yüzeyini görüyoruz. Kıyılarımızdaki ahşap, metal, cam, plastik ve benzeri atıkları da. Oysa yüzyıllarca önce böyle miydi ya? İzmir ve Çeşme Yarımadasını fetheden Çaka Bey’ in leventleri mi, Büyük İskender’in neferleri mi bu hale getirdi?
Körfeze milyonlarca ton çamuru kimler atıyor ve Akpınar Deresi ile öteki derelerin Halk Plajına akmasına göz yuman gözler uzaydan mı yönetiyor İzmir’i ve Urla’yı?
İzmir Kalkınma Ajansı ve Çeşme Güzelleştirme Derneğinden bir dileğimiz var!
Biz suya giremiyoruz artık. Sizler de pek rahat değilsiniz bu konuda. Suyun altında tarihe yolculuk yaparken kaç metre önünüzü görebiliyorsunuz? Deniz yüzeyinde yürürken ayaklarınız batıyor değil mi? Esmer bir çamur, balçık tabakası. Nerede o rengârenk kayalıklar, yosunlar, kaya barbutları, çipuralar, levrek sürüleri, süt kuzusu gibi trançalar… Gaz kokmayan.
Sevgili Erden Can ve dalgıçlar, Hayat hocam ve  ekibi ile Limantepe, Çeşmealtı dip dalgıçları..
Bize denizin altını anlatın. Tarihi görebilmek için önce kaç metre önümüzü, kaç santim ayakaltımızı temizlemek zorundayız? Tarihi sualtında kurtarmak için geç mi kaldık yoksa erken mi henüz!
Bize denizin dibinde neler olup bittiğini anlatın lütfen ve fotoğraflar gönderin berrak, canlı renkler gösteren.
Tarihe yolculuğunuz su altında da engin olsun!