MALGACA DAĞI VE FIRTINA DERESİ
Bir dünya cenneti, doğanın eşsiz güzelliği!... Rize Çamlıhemşin fırtına deresine (vadisi) elektrik santrali yapılmak istendi. Zamanın Başbakanının bir yakını ( o şimdi bağımsız milletvekili) başlamış dağı- taşı kazmaya, ağaçları kesmeye, dereyi kurutmaya, ormanda yaşayan canlıları yok etmeye!... Ancak başaramamışlar… Neden mi? Yöre insanları direnmiş, başkaldırmış, “bu güzellikleri ortadan kaldıramazsınız” demişler.
Aylar süren bir hukuk savaşından sonra fırtına vadisi doğa düşmanlarının elinden alınmış. Çocukluktan yaşlılığa kadar tüm yaşantısını bu vadide geçiren Yurttaş Mustafa “Mustafa Kazmaz”ın sözlerine kulak verelim: “Bizi yönetenlerden hiç hesap sormuyoruz.
Uykuyu bırakalım! Ayağa kalkmanın vakti geldi geçti, geçiyor. Birlik içinde olmazsak ezilmeye mahkûmuz.
“Bizi yönetenlerden hesap sorulmalı” diyen Yurttaş Mustafa, yurttaş olmanın en güzel örneğini duyurdu.
El ele veren bir halkın karşısında hiçbir gücün dayanamayacağını… Yurdun birçok yerinde yurttaş Mustafa’lar direnmekte; Bergama’da, Kaz Dağlarında, Uşak’ta, Balıkesir’de… Ha… Urla’yı yabana atmayalım, aç gözlü doğa düşmanları KUM DENİZİ’ni, MALGACA DAĞI’nı hallaç pamuğu gibi atacaklardı. Marina yapacaklarmış, taş ocağı açacaklarmış! Urla halkı ve yurtsever aydınları ile geçit vermediler. Şimdi bu iki cennetleri doğal güzelliklerini içinde yaşattıkları hayvanlarla sürdürmekte. Bu başkaldırı da önemli işlev sergileyen URLA KENT SENATOSU’nu sorumlu tutan yerel yönetim desteğini çekmişti. Varsın olsun. Güzelim Malgaca Dağı, Kum Denizi kurtarıldı ya…
Vatandaş Mustafa “Birlik içinde olmazsak ezilmeye mahkûmuz” demiş ama yetmemiş…
Tek tek Mustafa değil, binlerce, milyonlarca Mustafalar gerekiyor, gerçek kurtuluş için….