ölü kent günlükleri
maniler
Kaç yazımız kaldı, kaç kışımız?
İçecek şarabımız, yiyecek aşımız?
Kaç saatimiz, kaç dakikamız kaldı,
Ah, söylenecek kaç şarkımız?
Kaz dağları, Kaz dağları,
Bin pınarlı Kaz dağları.
Gidersem bir daha dönmem,
Ardım sıra kaz dağları.
Urla’nın içindeyim
Saatin üçündeyim
Gittiğin günden beri
Ateşler içindeyim
Kuzuyu otlatalım
Sekiden atlatalım
Çatlasın düşmanımız
Şampanya patlatalım
Mani düzmek bir hüner,
Bu hüner dünyalara değer.
Sen de düz bir mani göreyim,
Yazın öğretmeniysen eğer.
|