BİRAZ DA GÜLELİM
zamların anımsattığı halk öyküleri
Bu günkü gazetelerde vergiler %10 zamlandı diye bir haber var. Devlet bir taraftan ekonomideki renkli tabloları sergilerken diğer taraftan tekel ürünlerine, yargı harçlarına,vergilere yaptığı zamlarla ve askerlik kanununda yaptığı değişikliklerle vatandaşlara para toplama gayreti içerisinde.
Zam zammı doğurur, yapılan zamlardan yine gariban sınıfı diye adlandırdığımız dar gelirli etkilenmiş. Hükümdarın birisi Vezirlerini toplamış,” ağalar demiş, durumumuz iç açıcı değil, vergi toplamamız gerekiyor, hangi gerekçe ile vergi toplamamız için herkes önerilerini açıklasın. Vezirin biri demiş ki, “efendim, tavuk satanlardan her gün 1 lira alalım”. Hükümdar yanlarında hayır bekleyen saray başkâtibine seslenmiş:
-Yazıver fermanı.Tavuk satanlar 1 er lira vergi ödeyecek.
İkinci vezire dönmüş “sen ne dersin”diye sormuş. İkinci vezir demiş ki;
-Efendim, adı Memiş olanlar 1 er lira vergi ödesin. Hükümdar sarayı başkâtibine:
- YAZIVER fermanı: Adı Memiş olanlar 1 er lira vergi ödeyecek.
Üçüncü vezire dönmüş;
-Sen ne dersin ?
Üçüncü vezir;
Efendim başı kel olanlar 1 er lira vergi ödesin.
Hükümdar başkâtibine seslenmiş,
-Hazırla fermanı, başı kel olanlar 1 er lira vergi ödeyecek. Hükümdar bunlar yetmeyecektir, bir kalem daha uydurun demiş.
Dördüncü vezir: efendim, karsından korkanlar 1 er lira vergi ödesin.
Derken sarayın zaptiyeleri ceplerinden dört adet ferman, ülkeyi ülke i dolaşmaya başlamış, bir Pazar yerine rastlamışlar, bakmışlar ki gariban bir köylü, tavukları ayaklarından ucuca bağlamış tavuk satıyor. Zaptiyeler adamcağıza selAm vermiş, selamünaleyküm ağa, işler nasıl gidiyor? Satışlardan memnun musunuz?
diye adamlarla diyaloga başlamış. Köylü hamdolsun, her hafta aynı miktarda getirdiğim tavukları satarım, akşama kalmaz inşallah bu haftada hepsini satar köyüme dönerim demiş.
Zaptiyeler kusura bakma ağa, sana bir sürprizimiz var, bir lira vergi vereceksin, işte hükümdarımızın fermanı.
Köylü gariban kısa bir müddet fenalık geçirdikten sonra:
-Zararı yok demiş, devletimiz sağ olsun.Buyrun 1 liralık vergimizi.
Zaptiyeler, köylüye,
-Aldığımız 1 lirayı belgelendirmek zorundayız, bize adını söyle.
Köylü: ADIM MEMİŞ, demiş
Zaptiyeler, ağam demiş sen bir lira daha vereceksin . Köylü hiddetlenmiş:
neden ödeyecekmişim 1 lira daha?
-Adı Memiş olanlar 1 lira vergi verecek.
İşte hükümdarımızın fermanı,
Köylü; yahu demiş böyle saçma şey olur mu? Babam benim adımı Memiş diye koymuşsa benim günahım ne? Ben bu parayı ödemem diye diretmiş, ödersin, ödemem diye köylü ile görevliler itişip kalkışırken köylünün başındaki serpuş düşüvermiş bir de bakmışlar ki adamın başı kel.
Adamdan zorla ikinci 1 lirayı almışlar ve hemen akabinde başı kel olanlara ait olan üçüncü fermanı göstermişler. Çaresiz kalan köylü 1 lira daha ödemiş elde avuçta bir şey kalmadığını gören köylü gariban ağlamaya başlamış: Ben şimdi ne yapacağım karıma söz vermiştim kazandıklarımla bu hafta, ona basma alacaktım, ben şimdi karıma ne diyeceğim diye söylenirken zaptiyeler
--Aaaaa, bu adam karısından da korkuyor 1 lira daha vergi deyince köylü açmış ağzını, yummuş gözünü: Sizin de, hükümdarınızın da onun çıkardığı fermanın da, bir daha bu piyasa adım atanında .. ….
Adam sabahleyin işine gelince arkadaşları, ona:
- Bu hafta sonu hep birlikte şirketin tertiplediği hayvanat bahçesi gezisine gideceğiz.Sen de davetlisin hazır ol
Davetli itiraz etmiş:
-Beni bu hayvan muhabbete davetten maruz görün, gelemeyeceğim
Neden? Diye arkadaşları sorunca adam başlamış anlatmaya:
-Evde büyük kızım evin içinde akşama kadar tavşan gibi zıplar durur. Küçük kızım, papağan gibi öter.
Büyük oğlumun, kurnazlıkta eşi yoktur. Tilkiden farksızdır. Küçük oğlum asabi mizaçlıdır. Hiddetlendiği zaman köpek gibi hırlar, emektar hizmetçimiz, Haaza bir AYI, kayınvalidem evin içinde, bir öküzün trene baktığı gibi bana bakar ve her defasında beni bir gorile benzettiğini tekrarlayıp durur. Karım: Bütün gün kulağımın dibinde adeta bir cır cır böceği gibi öter ve sinirlendiği zaman önüne geleni, kedi gibi tırmalar.
Siz en iyisi bu hayvan muhabbeti davetinizden vaz geçin ve teklifinizi bir başka güne tehir edin.
Tüm okurlarıma saygılarımla.
MEHMET ZEKAİ GÜNAYDIN
|