MUHSİN DURUCAN
YAŞAM DERSLERİ
Yaşamda değer verdiğiniz kimi kişilerin zamanla sırt dönmelerine ya da vefasızlık örneği sergilediği davranışlarına şaşıp sitem etmişisinizdir. Nedenini bir türlü anlamayarak ve yıllarca beyinlerinizden izi silinmeyerek...
Yaşam, inceliklerle ve insanlara değer vermekle anlamlaşır. Özveri, insanın en belirgin ve en güzel özelliği olarak düşünülür. Kimi zaman önemsemediğiniz kişi, belki de gerçekten değer verilmeğe lâyık birisidir. Hani bir atalar sözümüz var: “Ummadığın taş baş yarar.”
İşte iki kısa öykü. Anlattıklarımızı destekleyecek nitelikte. Ayrıca yaşam dersi verecek ve yaşamı anlamlı kılacak içerikte.
***
“Okuldaki ikinci ayında, hocamız test sorularını dağıttı. Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi:
-Her gün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedir?
Bu herhalde bir çeşit saka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen her gün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde falan olmalıydı. Ama adını nereden bilecektim ki!..
Son soruyu yanıtsız bırakıp kâğıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu.
-Elbette dahil. Dedi, hocamız. ‘İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız. Hepsi birbirinden farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakkeden insanlar bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve `Merhaba' demeniz gerekse bile’.
Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. O hademenin adını da Dorothy idi.”
***
“Bir gece vakit gece yarısına doğru Alabama otoyolunun kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura karşın bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Geçen her arabaya el sallıyordu.
Yanında durdum. 60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına bıraktım. Ayrılırken ille de adresimi istedi, verdim.
Bir hafta sonra, kapım çalındı. Görkemli bir konsol televizyon indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda... ‘Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim.
O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıkageldiniz. Sizin sayenizde ölmekte olan kocamın yatağının başucuna zamanında ulaşmayı başardım. Biraz sonra son nefesini verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın.
En İyi Dileklerimle.’
Bayan Nat King Cole.”
|