MUHSİN DURUCAN YAZILARI


SES BAYRAĞIMIZ İNDİ

“Söyle sevda türkümüzü, / Aç beyaz bir yelken. / Neden herkes güzel olmaz, / Yaşamak bu kadar güzelken?”  

  1. F. H. Dağlarca  (1914  - 15.10.2008)

 

Türkçemizin yaşayan en büyük şairi, kalp ve solunum yetmezliğinden 94 yaşında yaşama gözlerini yumdu. Ünlü şair Fazıl Hüsnü Dağlarca için Kadıköy Süreyya Operası'nda  ona yakışır bir tören düzenlendi. Çok sayıda sanatçı dostunun, yakınlarının ve sevenlerinin katıldığı  uğurlamada Gazeteci-yazar Doğan Hızlan, Şair Özdemir İnce, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay; duygu ve düşüncelerini ortaladıkları birer konuşma yaptılar. Emekli  Albay Kemal Sayacı, O’nun "Mustafa Kemal'in Kağnısı" şiirini seslendirdi.
Türk bayrağına sarılı tabutu, Söğütlüçeşme Camisi'ne getirildi. Camide öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından eller üzerinde taşınarak cenaze arabasına konuldu. Sonrasında Karacaahmet Mezarlığı’nda  sonsuz dinlenmeye bırakıldı. Ses bayrağımız indi.
*
1900-1920 arası doğmuş şair kuşağının hayatta olan tek temsilcisiydi. Cahit Sıtkı Tarancı’dan küçük; Cahit Külebi, Melih Cevdet, Oktay Rifat ve Orhan Veli ile yaşıttı.
Askerlik mesleğinden ayrıldığı 1950’ye dek beş kitap yayımladı. 1967 yılında ABD’de ‘En İyi Türk Şairi’ seçildi. 1974’de Makedonya’nın  Struga Şiir Festivali’nde Altın Çelenk Ödülü’ne değer görüldü. 
Garip ve ikinci yeni gibi şiir akımlarıyla ilgilenmedi. O, çalışmalarını kendi şiir ekseninde geliştirdi. Türk şiirinde debisi yüksek bir nehir, kendi başına bir ulustu. Başını çevirip batı şiirine bakmadı bile. Ancak ürünlerinde yalnız Türkiye değil, tüm dünyayı algıladı. Güzel Türkçemizle gençlere özgün şiirler bırakarak ses bayrağımız oldu.
O’nunla imza günlerinde kısa ve öz söyleştiğimiz oldu. ‘Kızılırmak Kıyıları, Sivaslı Karınca, Mustafa Kemal’in Kağnısı,
Bu Eller miydi, Çocuk Kuş, Türkçem... Benim Ses Bayrağım... gibi şiirleri kulaklarımızdan hiç mi hiç silinmedi. ‘Havaya Çizilen Dünya’ ile başlayıp yazmış olduğu 60 kadar kitabından kimileri, kitaplıklardan alınıp gözlerimizle zaman zaman yeniden buluşacaktır. Dağlarca ürünler veren Dağlarca’nın dizeleriyle yazıma başladım, yine Dağlarca dizeleriyle noktalamak isterim: “İnsan dallarla, bulutlarla bir, / Aynı maviliklerden geçmiştir. /  İnsan nasıl ölebilir, /  Yaşamak bu kadar güzelken?”
Yerin aydınlık olsun, usta ve büyük ozan!
***
KORKULUĞUN KORKUSU
Sen korkutursun
Küçücük kuşları
Bahçelerde sabahtan akşama dek

Ama gelince kocaman gökler geceleyin
Üstüne doğru
Senin korktuğunu duyarım.