NAMIK KEMAL NOMAK YAZILARI

NOMAK’IN SEÇTİKLERİ

Urla İmece” dergimizin; kurucusu, sahibi ve başyazarı Sayın Ali Türkhaz ile sevgili okurlarımızdan özür dilerim.

            Epeydir çevreme negatif enerji saçtığım için dergimize yazacağım yazıda da bununla sizleri etkilemekten çekiniyorum, beni hoşgörün.

            Şubat ayının son hafta sonunu ailem ile birlikte çok mutlu bir ortamda geçirdiğimiz halde; Güneydoğu Anadolu bölgesinde, daha da güneyde yaşanan olaylar, ya da Ankara’da TBMM’nde başlayan ve Cumhurbaşkanlığı makamında devam eden gelişmeler, ya da Urla’da yaşananlar…

Nerede “Devrim Yasaları” Nerede Anasaya’ya aykırı olduğu ifade edilen anayasa değişiklikleri… 1960’lı yılların sonlarında Üniversite’de okuduklarım, sonrasında bu güne kadarki yaşamımdaki birikimlerim... SSK’ya tabi işçi olarak geçti çalışma günlerim; “beyaz yakalı işçisiniz” siz, “mavi yakalı değil” diyorlardı; sanki bir farkı varmışçasına…

40 sene önce “Ne Amerika, Ne Rusya, Tam Bağımsız Türkiye” diyorduk… Bu gün değişen ne? O yıllarda yeni kurulmuş toplum polisleri işçilerin, gençlerin üzerine copla yürüyorlardı, şimdikiler panzerlerle su sıkıyorlar “Tekel özelleşmesin” diyen işçilerin üzerine, Ankara’nın bilmem kaç derece soğuğunda…

Geçen gün bir arkadaş söylemişti, “kendimi, kapağı açılmış, gazı kaçmış gazoz şişesi gibi hissediyorum” diye, bu benzetme bana da uygun geldi…

12 Ocak 2008 tarihli Cumhuriyet gazetesinin Cumartesi Hafta sonu ekinin 4.sayfasının başlığı “Aydın, teslim olmayandır” diyordu oysa.
Gazetelere yansıyan, “Karda aç kalan kuşları ekmekle besleyen insanlar” fotoğrafları, ya da benim objektifime takılan “geçerken yolda gördüğü köpek yavrucukları için ekmek alıp dağıtanların” fotoğrafları…