NAMIK KEMAL NOMAK YAZILARI |
|---|
NOMAK’IN SEÇTİKLERİ
Geçen hafta sonu (19 Temmuz Cumartesi, saat 16 civarı) televizyon izlerken, belgesel İZ kanalında, 2007 yapımı olan “özel gösterim 82” programında Fotoğraf ustası Ara Güler’in yaşamından kesitler ekran getirildi. 9 Temmuz 2008 Çarşamba günü “Latife Hanım Köşkü, Anı Evi” açılış törenine katıldım. Eski bina Sit Kurulu’ndan gerekli izinler alınarak Karşıyaka Belediyesi’nce restore edilmiş. Prof Yılmaz Büyükerşen’in gerçek boyutlarda balmumu ile yaptığı “Atatürk, Zübeyde Hanım ve Latife Hanım” heykelleri öylesine canlı idiler ki… “Elinize sağlık hocam” Demekten kendimizi alamadık
Tanıtım kitapçığında Başkan Cevat Durak ifadesiyle; “Karşıyaka Belediyesi, tarihine sahip çıkma ve tarih bilincini geliştirmek adına hayata geçirdiği projelere Latife Hanım Köşkü’nün restorasyonu ile devam ediyor. Şüphesiz, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın kabrinin ilçemizde oluşu, Karşıyaka’yı farklı kılan özelliklerinden biriydi. Zübeyde Hanım’ın hayatının son dönemlerine tanıklık eden Latife Hanım Köşkü’nün yenilenmesinin tamamlanıp, hizmete açılması bu farklığı çoğaltıyor” Belediye Kültür Müdürlüğünce; yaşam mekânları, yapılan duyuruyla halktan toplanan eski eserlerle düzenlenmiş. Bir oda Atatürk’e ayrılmış, çalışma masasın üzerinde defteri, yazı takımları, kahve fincanı… Sanki Atatürk oturduğu yerden henüz kalkmış gibi. 29 Ocak 1923 de evlendiği Latife Hanım kendi odasında koltukta kitap okuyor. Zübeyde Hanım (15 Ocak 1923 gecesi hayata gözlerini kapadığı odada) kendi odasında oturuyor. Salonlar, merdivenler, mutfak ve banyo öylesine güzel düzenlenmişler ki; hiçbir şey hareket etmiyor ama az önce hareketliydiler, ya da az sonra hareket edecekler hissini veriyor. Daha önce ziyaret ettiğimiz İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda bu duyguları yaşayamamıştık. Hamamın önüne geçişi yasaklayan ip gerilmiş, bomboş mermer bir mekân… Oysa Karşıyaka da; hamam tası, sabun, havlu-peşkirler… Hani Fotoğraf ustası Ara Güler’in dediğinin tersine her yer, ölü değil capcanlı. Üstelik bahçesinde de o döneme ait olan defne, çam, selvi ve manolya gibi ağaçların bakımları yapılmış ve oluşturulan bir kafeterya hizmet vermekte… Urla’da 21 Nisan 2001 tarihinde açılışı yapılan “Necati Cumalı, Anı ve Kültür Evi”nin sonra ki yıllar içinde (sadece sayılı) birkaç gün etkinlik yerine, benzeri bir uygulamaya geçilse, acaba ilçemize olumlu bir hareket getirebilir mi? Ne dersiniz? |