SEMRA NOMAK YAZILARI


  butundunya@ butundunya.com.tr

URLA' DA BİR SAKLI BAHÇE

Birçok kez önünden geçmiş, arabamızı park etmiş, sıradan bir ev gibi görmezden gelmişizdir; Sonra birileri fark etmiş, hatta “işte bu” deyip kolları sıvamış, kepenkleri açılmış, boyanmış, sokağının köşesini renklendirmiş, Urla Konağı’ndan söz ediyorum...

 

Oraya, bir restoran (lokanta) demek haksızlık gibi geliyor bana, değil çünkü! Bahar hanım, eşi ve kızları ile öyle bir mekân hazırlamış ki, sadece yemek yemeğe gitmiyor, çevrenizi seyretmeye doyamıyorsunuz. Hayır, öyle manzaralı falan değil aksine dört duvar arası bir yer, ama hani kadın eli değmiş derler ya, değmiş ki ne değmiş... Her köşesi ayrı bir objeyle zenginleştirilmiş, hiç bir ölçüye sığmayan objeler... El yapımı evet, antika evet, pahalı süslemeler evet, çok değerli şeyler yanında, basit şişelerden, teneke saplı taslardan, camlardan, iplerden, kuru çiçeklerden yapılmış süslemelerin hiç birbiriyle alakalı olmadığını görüyorsunuz, ama hepsi birbirini öyle tamamlıyor ki, adeta uyumsuzluğun uyumu...

O bina bir ev, orayı ev yapan sadece binası değil, kendinizi gerçekten bir evde misafir gibi hissetmenizi sağlayan sıcacık danteller, örtüler, duvar süsleri ve gülümseyen gözler...

Yemeğimizin sonunda Bahar Hanım, torunum için bir tabak içinde sabunlu elbezi getirip beni şaşırttı, çok mutlu oldum. Elbette yanımızda paket içinde ıslak mendillerimiz vardı ama insan sıcağını hissetmek, artık unuttuğumuz duyguları yeniden tatmak iyi geldi bana.

Yemeklerin tadı konusunda bir şey söylemem doğru olmaz, bir gurme değilim, menüye baktığınızda Bahar Hanımın yıllarının birikimini fark ediyorsunuz. Sunumdaki özen ise sanatçı kimliğini yansıtıyor, sabah kahvaltıları muhteşem... Öyle yemeklerindeki tabldot ise çok akıllıca, bütçesi kısıtlı olanları Konağa alıştırmak için düşünüldüğünü sanıyorum. Konağa girdiğinizde sağa-sola bakarken görüverdiğiniz bahçe bir sürpriz size, yoldan dışarıdan görünmeyen gerçek bir saklı bahçe, bütün gününüzü kitap okumak, arkadaşlarınızla sohbet etmek, güneşlenmekle, gölgede narenciye ağaçlarının kokularıyla, kuş cıvıltılarını dinleyerek geçirebilirsiniz.

Urlalı olmadan Urla’ya gönül veren bu aileye “iyi ki geldiniz, iyi ki Urla’yı seçtiniz, böyle bir mekânı Urla’ya kazandırdınız” demek istiyorum;  Urla için bir mücevher gibi korunması, ilgilenilmesi, devamına destek verilmesi gerek. Tıpkı Kültür Merkezimiz, Kütüphanemiz, Sinemamız, Sanatçı Sokağımız gibi... Emek çekilen tiyatrolar, sinemalar, konserler, sanatçı atölyeleri, restoranlar, boş kalmamalı ki Urla küçük Anadolu kasabası kimliğinden yavaş yavaş sıyrılsın.

 

Semra Nomak,
Altınköy Evleri, 13-13 Yağcılar Köyü, Urla-İzmir
semranomak@gmail.com