DEVRİMLER SADECE BAŞLAR… BİTMEZ
Hani “Deveye sormuşlar, neden boynun eğri?” diye, “nerem doğru ki” demiş. Şimdi de sokakta gördüğüm yabancı dildeki tabelalara takılıyor gözüm. “Otel” değil neden “Hotel”, neden “Hastane” değil de “Hospital”, “lokanta” değil “Restaurant”, “Berber” değil “Kuaför”, daha bir sürü…
Yıllar önce birisine sormuştum bunu; “Yurdumuza gelen yabancılar için kolaylık olsun” diye cevaplamıştı. O gün için doğru muydu bilmiyorum ama bu gün için geçersiz bence. Çünkü dil bilmeden gelen turistlerin ellerinde küçücük sözlükler görüyorum. Zaten Otel’i okuyan da Hotel olduğunu anlar değil mi? Central Hospital’a nedense Merkez Hastane denilemiyor, Kahveye Cafe dersek daha mı Avrupalı bir görünüş sergiliyoruz? Hiç değil…
Nüfus müdürlükleri yeni doğan çocuğuna nüfus çıkarmak isteyen vatandaşın koyduğu ismi beğenmezse -yabancı bir isimse- bu ismi kullanamayacağını söylüyor; Peki bir mağaza-iş yeri açmak isteyene, Belediye ruhsat verirken, bu yabancı isimleri nasıl onaylıyor?
Zaten dünyadaki zincir mağazalar doğal olarak hepsi aynı ismi kullanmak zorunda ama pidecisinden, mobilyacısına kadar genellikle İngilizce isim koyma furyası aldı gidiyor.
Benim kızım, okumayı yollardaki tabelaları okuyarak öğrendi, şimdi de torunum okuma yaşına gelmek üzere… “Cafe Kültür” tabelasını nasıl okuyacak merak ediyorum. İkisi de “K” sesi, ama biri “C” ile diğeri “K” ile yazılmış. Her halde, “Koka Kola”yı, “Coca Cola” diye okuyup bizi güldürecek!
Bir de Türkçeyi ezip büzenler, evirip çevirenler var. Kahvehane’nin biri keyif diyeceğine “keyiph” demiş camına; ne İngilizce ne Türkçe. “Paşa”, “Pasha” olunca kime hitap ediyor?
Zaten, İngilizce, Fransızca ve Arapça, Farsçadan dilimize girmiş, artık değiştirilmesi zor bir sürü kelime var, onları temizleyip Türkçemizi kendine getirmemiz, böylece Atatürk’ün devrimlerini sürdürmemiz gerekirken, ezip, büzüp çekip sündürüp yeni bir dil türetmeye çalışıyoruz. Yerel yönetimlerin duyarlı davranması gereken bir konu daha…
Tabelalar temiz Türkçeye dönmeli ki, dil devrimi devam etsin…
|