İYİ TATİLLER
Okullar kapanır kapanmaz annem kardeşimle benim elime hemen bir elişi tutuştururdu. Nakış işlemeği sevdiğim halde her gün yapmaya mecbur tutulduğum için başka hobilerle de zaman geçirmek isterdim.
Okul saatinden biraz daha geç kalkabilirdik. Kahvaltıdan sonra evin günlük temizlik işini paylaştırırdı annem. Ayrıca akşam bulaşığı birimizin, öğle bulaşığı diğerimizin göreviydi. Ne elektrik süpürgemiz, ne bulaşık makinemiz vardı. 12-13 yaşlarımızdan sonra hep annemizin yaptığı işlere, dikişine, ütüsüne yardımcı olduk.
Çamaşır makinemiz oldu, elbette otomatik değildi, ama annem onun yıkadığı çamaşırı beğenmez, sadece gücümüzün yetmediği; çarşaf, perde, pike gibi şeyleri yıkardık. Giysilerimizi yine elde, leğende iki kardeş yıkar, sonra annem bir daha temize çeker, asardı.
Ancak saat 17’den sonra sokağa çıkar, arkadaşlarımızla oynardık. Şu anda ortaokul, lise öğrencileri bunları duysa ne derler acaba? Oysa 18 yaşında -öğretmen okulundan mezun olup- tek başıma evim olduğunda, “iyi ki annem hazırlamış bizi hayata” dedim.
Okulların kapanmasına az bir zaman kaldı; çocuklar, gençler ne yapacaklarını bilemeden dolanacaklar sokaklarda, evlerin içinde...
Sınavlar öğrencilerin de anne-babaların da kâbusu, hiç boş zaman kalmamacasına ders çalışmaları gerekiyor; Çünkü anne, baba, dershane ne kadar çok soru çözerse başarıya ulaşacağını yineleyip duruyor. Öğrenciler de bazen sorumluluk duygusuyla, bazen lanet olsun diyerek otomatiğe bağlanmış gibi işleme devam ediyor... Bu arada yaşam ve gelecek hazırlığı düşünülmüyor. “Ne yapalım, öğrenim sistemimiz bu” dersek kısır döngü kaçınılmaz.
Okul süresince soru çözecek diye ilişmediğimiz çocuklarımız için tatil çok önemli... Dinlenmeyi hak etti diye onları tüm gün serbest bırakırsak, ne yapacaklarını bilmeden bomboş zaman geçirmelerine sebep olur, emin olun, onları da mutsuz ederiz. Aylaklıkla geçen zaman asla dinlendirici olamaz. En verimli dinlenme, yorulduğun işten başka bir iş yaparak dinlenmedir.
Tatil günleri çocuklarımızda sorumluluk duygularını geliştirebileceğimiz fırsatlardır. Okullarda sorumluluk duygusu; ödevlerle, sosyal kol çalışmalarıyla verilmeye çalışılıyor ama ne yazık çocuk, buna okulla birlikte bitecek bir olay gözüyle bakıyor.
Oysa ailenin işlerini paylaşmak daha kalıcı oluyor. Her yaşta kız ve erkek çocukların evde yapabilecekleri işler vardır; sofra kurulup kaldırılmasına yardım etmek, mahalle bakkalından yapılacak alış-veriş, kendi yatağını ve eşyalarını toplama, çiçekleri sulama, toz alma, yer silme gibi işler 6-7 yaşından başlayarak yapılabilecek işler, burada önemli olan, çocuğun yaptığı işi, “olmadı” deyip yeniden yapmamak!
Anne veya babanın katılımı ile yapılan işler çok daha değerli, toz alırken kendi başına bırakılmadan, ama öğretmen gibi tepesine dikilmeden paylaşarak, konuşarak işi yapmak. Hele sen şu işi yap deyip evden çıkıp gitmek olmamalı. Babanın işine, dükkânına, bahçe işlerine katılmak da aynı elbette...
Bütün bunlar; erkek çocukların ileriki yaşamlarında, elinde kumanda aleti olan bir erkek; kız çocukların akşama kadar kapı kapı gezen, çocuklarının sorumluluğunu duymayan bir anne olmamaları için gerekli.
Ama en önemlisi her gün çocuğun belli bir işi mutlaka yapması -o işi evde başka kimse yapmayacak- örneğin evin ekmeğini 8-9 yaşından başlayarak onun alması, bunu iş edinmesi; Zarar yok, bir akşam ekmeksiz kalın ama bu sorumluluğu ona verin, unutunca sakın kızmayın, yemeğinizi ekmeksiz yiyin, zaten inanın bir kere daha yinelenmez bu olay.
Birlikte nitelikli bir zaman geçirmenin en kolay yollarından biri de kitap okumaktır. Şimdiki kitap okuma zevkimi uzun kış gecelerinde babamın bize sesli okuduğu kitaplara borçluyum. Annem dikiş dikerken biz iki kardeş çoğu zaman gaz lambası ışığında babamı dinlerdik. Binbir gece, Cem Sultan, Amber, Bu günün Saraylısı, Tohum gibi romanları 8-14 yaşlarımın arasında hep babamdan dinledim.
Görüyorsunuz bütün bunlarda çocuğun ders başarısından hiç söz etmedim. Çok başarılı da olsa, başarısızda olsa ne fark eder ki, o sizin çocuğunuz, onu hayata hazırlamak sizin göreviniz.
Mutlaka günü planlayın; bilgisayar, televizyon, oyun, gezme gibi zamanları sınırlayın. Zamanın değerini ancak planlı olmak, planlı yaşamasını sağlamakla kazandırabilirsiniz.
Tatilde çocuğunuzu yeniden keşfedin ve sizi daha iyi tanımasına olanak sağlayın. Çocuğunuzun nasıl biri olmasını istiyorsanız kendiniz de öyle olmaya çabalayın.
İyi tatiller, mutlu gelecekler için...
|